Geçtiğimiz günlerde bir tiyatro sanatçısı hayatını kaybetti.
Çok üzücü bir durum gerçekten. Bir insanın varlığına alışmışken bir anda yokluğunu
düşünmek ya da yokluğunu yaşamak alışıla gelinmiş bir durum değil. Allah
herkese hayırlı yaşam/ölüm versin.
Tamam, ölen öldü kalan kaldı da, kalanların içinden bazı
insan müsveddelerinin yaptığı bir şey insanlığa ne kadar yakışı kalıyor
bilemem. Bence yakışı bir durum değil. Demem o ki;
Eskiden biri öldüğü zaman dua niyetine “Allah tahsilatını affetsin,
Allah mekanını cennet eylesin, Nur içinde yat, Allah gani gani rahmet eylesin”
gibi cümleler söylenirdi. Ne kadar da güzel bu cümleler. Ölene rahmet okumak,
cennete dahil olmasını dilemek ne kadar anlamlı. Ama şimdilerde moda olmuş
galiba ölenin arkasından “ses, ışık” diliyorlar. Geçenlerde ölen tiyatro
sanatçısı için de bunlar söylendi. “Renk, ses ve ışık içinde yat” diyorlar.
“PAVYONA GÖMÜN O ZAMAN”.
Hele ki bunu yapanlarda senin güvendiğin, inandığın insan (adı
insan)’larsa kendine üzülmekten başka bir şeyin kalmaz elinde. Neden inandığımız
insanlar inançsızlaşıyor ya da
inançsızlığını şimdilerde ortaya dökmeye başladılar. Bizlere anne ve
babalarımız tarafından öğretilenler acaba onlara öğretilmedi mi? Doğruyu görmek
için buna gerek var mı? Bilemeyeceğim!
Bunları geçtim bu da bir moda anlayışı galiba. Cenazeyi alkışlıyorlar.
Hayırdır ne oldu? Anlaşılması mümkün olmayan durumlardan bir tanesi. Cenazeyi neden
alkışlıyorsun arkadaş “bu çok güzel öldü be, bir daha ölse yine giderim” kendini
konserde sandın galiba. Oh ne âlâ cenaze (tabi sana göre konser) Adam ölmüş be
ölmüş. Allah’tan bir rahmet dile de seni
yaratana bir saygın olsun. İlla her şeyi tahtadan ata binip, kara toprağa inip,
Münker ile Nekir yanına gelince, Kiramen Katibin defteri açınca, bilmeyince
vurulunca mı anlayacaksın.
İnşallah Allah ölmeden anlamayı nasip eder sana ama
muammalardasın!
ertansahin

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder